Vajinismus

08 Eylül 2008

Rahmin kas dokusunun 1/3 dış kısmına ait kas grubunun ilşkiyi önleyecek biçimde sürekli olarak ya da mütemadiyen tekrarlayarak , kadının iradesi dışında kasılması haline Vajinismus denir . Bu hal bayanda ciddi bir gerilime veya karşısındakilerle ilişkilerinde zorluklara neden olur. Vajinismus bayanların en çok karşılaştığı cinsel işlev bozuklukları arasındadır.  Türkiye’de ve Uzak Doğu ülkelerinde vaginismus, Avrupada yaşayan kadınlardan çok daha fazla görülmektedir. Her yüz bayandan 2’sinde bu hastalığa rastlanmaktadır.
Vaginismus  nasıl oluşur?
Vajinismusun en önemli tarafı vajinaya giriş yapılmak istendiğinde, vajinanın dış üçte birini çevreleyen kaslarda tekrarlayıcı veya devamlı bir şekilde istek dışı olarak kasılmalar meydana gelmesidir. Vajinaya girişi önleyen, cinsel birleşmeye imkan tanımayan bu kasılmayı bayan kendisi yapmaz ve kendi isteği ile de maalesef çözüm bulamaz. Vajina girişindeki bu söz konusu kasılmaya, daha çok bütün vücuttaki kasılmalar, bacakların kapanması, korku, girişin olamayacağı yönündeki inanç eşlik eder. Vajinismus rahatsızlığına sahip olan bayanların pek çoğu, kendi cinsel organlarında bir anormallik bulunduğuna, vajinanın veya kızlık zarının bir duvar oluşturduğuna, oraya herhangi bir şeyin girmesinin imkansız olduğuna inanırlar. Kimi bayanlarda bulantı, kusma,  bayılma, kollarda ya da bacaklarda titremeler, çarpıntı, terleme, ağlama da kasılmaya beraber olur. Hatta kimi bayanlarda ilşki olmadan, cinsellik olacağı düşüncesi dahi bu hastalığı meydana getirebilmektedir. Bu tür kadınlarda cinsel birleşme olmadan cinsel arzu ve orgazm belirtileri normal bir şekilde sürmektedir.

Vajinizmus Nedenleri Nedir?
Türkiye’de çok fazla rastlanan bu hastalığın çoğunlukla ruhsal olduğu ifade edilmektedir. Bunun dışında cinsel eğitimsizliğin, bayanların kendi cinsel organlarını tanımamalarının, bekaret anlayışına verilen aşırıı önemin, cinsel deneyimin kademeli olarak gelişmeyip direkt cinsel birleşmeyle başlamasının, genel cinsellik anlayışımızdaki tabuların önemi olduğu söylenmektedir. Daha çok eğitimli ve sosyo ekonomik düzeyi yüksek kişilerde görüldüğü yolunda yayınlar bulunmaktadır. Daha önce herhangi bir nedenle ameliyat edilenlerde veya bedensel travma geçirip yaralanan kişilerde daha sonraları cinsel ilişkiyle bu durumun oluşabildiği tespit edilmiştir. Vaginismuslu hastaların bilinç altında cinsellikle ilgili bir korku olduğu bilinmektedir. Bu korkunun nedenleri:
* Yetişme çağındaki kızların cinsellik konusunda yanlış bilgilendirilmesi,
* Cinsel taciz veya tecavüz,
* Hamile kalma korkusu,
* İlk ilişkiye girme korkusu ve ilk ilişkinin ağrılı olması,
* Cinselliğin kadınlar için zarar verici olduğu düşüncesi,
* Kızlık zarının yırtılması sırasında korkunç bir ağrı duyulacağının sanılmasıdır.
Vaginismus bayanın aile hayatını nasıl etkiler?
Vajinismusla karşılaşan çiftlerin pek çoğu, bunun sadece kendi başlarına gelen bir felâket olduğunu düşünür, problemi hiç kimseye söylemez, kime başvuracağını senelerce bilemez. Kendi durumlarında çok kişi olduğunu, bunun tanınan ve kısa sürede düzelebilen bir cinsel sorun olduğunu öğrenmek onları biraz rahatlatır. Bu sorun kadının hem kendi kadınlığında eksiklik olduğunu düşünmesine hem de eşine karşı suçluluk hissetmesine neden olur. Erkekte eşine karşı öfke, istenmeme ve reddedilme olarak yaşadığı için kırgınlık, sertleşme güçlüğü, bazen bekaret konusunda şüphe yaratabilir. Bazen adli olaylara, boşanmaya veya tecavüz girişimi ya da fiziksel şiddet davranışlarına neden olur. Birçok çift bir süre sonra cinsel birleşmeyi denemekten vazgeçer. Bu çiftin ilişkisi açısından daha olumlu bir durumdur, çünkü tekrarlanan denemeler ve her seferinde yaşanan hayal kırıklığı, çiftin cinsellikten uzaklaşmasına ve kavgalara yol açar. Ailelerin durumu biliyor olması sıklıkla sorunu ağırlaştırır, en azından çift üzerinde baskı oluşturur.
Vaginismus olan bayan hamile kalabilir mi?
Vajinismusu olan bir bayan, cinsel birleşme gerçekleşmeden, ihtimal düşük olmakla beraber, hamile kalabilir. Fakat tedavi görmeden önce, vajinal girişteki kasılma bebeğin çıkışına da izin vermeyeceği için, çoğunlukla normal doğum yapamaz, fakat sezeryanla bebek sahibi olabilir. Gebelik ya da çocuk sahibi olmak vajinismusu düzeltmez.Çocuk arzulayıp cinsel birleşme olamadığı için gebe kalamayan çiftlere ,gebeliğin oluşumuna yardımcı olmak için kadın doğum uzmanı tarafından hafif bir anestezi ile aşılama (inseminasyon) veya tüp bebek uygulaması mümkün olmaktadır.
Vajinismusun tedavisi var mıdır?
Vajinismuz tedavi edilebilen bir hastalıktır. Vajinizmus davranışçı tedavi ve psikoterapi ile rahatsızlık normale dönmektedir. Başlangıçta kişinin kendi başına yapacağı ev ödevleri , daha sonra eşi ile  birlikte devam ederek, eşler arasında karşılıklı güven ortamının sağlanması tedaviye yardımcı olmaktadır. Cinsel tedaviye en iyi ve en kısa sürede yanıt veren cinsel işlev bozukluğu olduğunu da söyleyebiliriz. Vajinismusun cinsel tedavisi, genellikle 2-3 ayda, 6-8 terapi oturumu ile, tam düzelme ile sonlanır. 2-3 görüşme ile 3 haftada düzelen nadir hafif vakalar olduğu gibi, 15-20 oturum ile tedavileri 6 ay devam eden zor vakalar da görülebilir. Vaginismus bir sağlık sorunudur. Bu nedenle,tedavisine diğer sağlık sorunlarına yaklaşıldığı gibi yaklaşılmalıdır. Vajinismus sorununun çözümü için eşlerin desteği ve katılımı çok önemlidir. Hastalığın nedeni çoğunlukla psikolojik kökenli olup tedavisi de bu yönde olmalıdır.
Vaginismusu olan kadınların bunun bir aile sorunu olmadan doktora başvurmaları gerekmektedir. Bu sağlık probleminin başarılı ve doğru bir tedavi ile çözüldüğünü göz ardı etmemeleri gerekmektedir.
Vajinizmuz tedavisinde hangi teknikler denenmektedir ?
Vaginismus tedavisi için öncelikle özel ilgi alanı cinsel bozukluklar olan bir doktora müracaat etmek gerekmektedir. Hekim tarafından çiftin cinsel hikayesi alınır ve  gerekli gördüğü hallerde tam bir jinekolojik muayene yapılır. Fakat vaginizmus problemi olan bayanların büyük çoğunluğu jinekolojik muayene olmak istemezler, hatta muayene ile ilgili oalrak konuşulması dahi aynen ilişkide olduğu gibi panik ve korkuya neden olabilir. Daha sonra bilinç altındaki gereksiz korkuları yenmek için danışanların rahatlatılması, gevşemesi, heyecan ve korkuları yatıştıracak ruhsal bir ortam oluşturulması için cinsel terapiye geçilir.
Cinsel terapi esnasında danışanlara ayna tutma egzersizleri, idrar tutma egzersizleri, çatı kaslarını gevşetme ve kasma egzersizleri, Kegel egzersizleri, parmak egzersizleri, çubuklarla genişletme egzersizleri, sınırlı penis girişi egzersizleri  öğretilir. Hekim tarafından  gerekli görülürse vajinanın plastik kanüller ya da parmaklarla genişletilmesi yapılabilir. Egzersizler esnasında yapay kayganlaştırıcılar kullanılmalıdır. Cinsel terapide kadının kocasından gelen psikolojik destek çok mühimdir. Cinsel terapide ilişki öncesi ön sevişmenin uzun tutulması ve kadının iyice uyarılmasının üzerinde durulur.Uygun görmesi durumunda ilaç tedavisi de uygulanabilir. Cinsel terapi süresi hastalığın şiddetine göre birkaç seanstan on- on iki seansa kadar değişebilir. Son günlerde vajinismus tedavisinde botoks  tedivisi de yapılmaktadır. Uygun tedavi yöntemleri ve tecrübeli bir cinsel terapist ile tedavi şansı % 90 -95′tir.  Tüm bunlara ek olarak vajinismus kızlık zarının kalın olmasına bağlıysa ya da hasta bunu bilinç altında bir engel olarak kabul ediyorsa , cerrahi bir yöntemle bu zarın kesilmesi yapılabilmektedir.

Kırmızı ve Pembemsi Ten

08 Eylül 2008

Genellikle “cildim kuru mu, yağlı mı, normal mi… veya zor mu nefes alıyor, ya da acaba karışık mı?” sorusunu sorarsınız kendi kendinize. Ve, normal olarak, güzellik malzemelerinizi bu duruma göre alırsınız. Deriniz aynı zamanda sağlık durumunuzun da bir yansımasıdır. Sağlığınıza bağlı olarak, organizmadaki reaksiyonlar sonucu değişik şekilerde renklenir.
Kırmızı veya Pembemsi Bir Teniniz mi Var
Bu sizin fazla miktarda kan akınına uğradığınızı gösterir.
• Damarlarınız genişlemiştir.
• Üst deriyi besleyen (sulayan) küçük kılcal damarlar, yeterince elastiki değildir.
• Kan saydamlaşıyor, veya plâka ya da hoş olmayan küçük noktalar halinde ken­dini ortaya çıkarıyor: işte sivilceler.
Bu yine de genel kan dolaşım sisteminizin kötü bir durumda olduğunu göstermez. Yüksek tansiyonunuz olduğunu veya damar sertliğinin sizi tehdit ettiğini de göstermez. Buna rağmen, genel sağlığınız açısından bazı önlemler almanız da gereklidir.
Beslenmeniz İçin Genel Öneriler:
• Makul bir fiyatla bulabileceğiniz bitki özlü karışımlardan almayı, belli bir yaştan sonra alışkanlık haline getirin.
• Yavaş yiyin.
• Çok fazla yemek yapmayın.
• Baharatları, tütünü, alkolü ve tüm zararlı alışkanlıkları bırakın.
Güzellik Takımınız Şunlardan Oluşmalıdır:
-Yumuşak bir makyaj temizleyici süt, Örneğin hamamelis kökenli tonik olarak kullanacağınız maden suyu bir koruyucu. Püskürtme ve maden suyu kan hücumunu önleyici etkileri yanında taze bir cilt havası da uyandırır.
Gündüz için daha çok yağlı bir krem.
Gece için yine yağlı bir krem. Yapışmayan ve parlamayan çok hafif yağlı kremler de vardır.
-Haftada bir yapacağınız, azülenli ve papatya Özlü bir maskenin dinlendirici, gevşetici ve kan hücumunu önleyici bir etkisi vardır.
-Makyaj malzemelerinin yapacağı alerjiye karşı bir koruyucu.
Alınacak Birkaç Önlem
• Soğuktan, rüzgardan kaçının, derinizi koruyun.
• Güneş, arkadaşınız değildir. Koruyucu bir krem olmadan güneşe çıkmayın veya kenarlıklı bir kasket ya da yüzünüzü koruması için yeterli genişlikte kenarları olan bir şapka giyin.
Yaşlı veya genç olun, mesela diyelim ki 15-16 yaşından sonra, eğer bu tür bir tene sahip olmak istiyorsanız, yukarıdaki öneriler herkes İçin geçerlidi

Diş estetiği

08 Eylül 2008

Artık, diş çürükleri, ağız kokusu ya da eğrilik tek derdimiz değil, dişlerimiz “inci” gibi görünsün, güldüğümüzde diş etleri görünmesin, dişler arasında aralık olmasın istiyoruz. Estetik kaygılar artıyor, diş hekiminin koltuğuna bu kez “diş estetiği” için oturuyoruz. Son günlerde en sık uygulanan diş estetiği operasyonları arasında; protezler, laminate uygulamaları ve diş beyazlatma işlemleri geliyor. Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Kuron Köprü Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haşim Gür, “Estetik uygulamalar rutin işlemler arasına girdi” diyor. Diş protezi nedir? Diş ve çevre dokuların çeşitli nedenlerle madde kaybına uğradığı ya da kaybedildiği durumlarda, onarmak ya da eksikliğin tamamlanması için yapılan restorasyonlara diş protezi adı verilir. Kuron köprü protezi nedir? Çeşitli nedenlerle oluşmuş madde kaybı, renkleşme gibi sorunların giderilmesi amacıyla hazırlanan tek diş restorasyonlarını ifade ediyor. Uygulama bölgesinde bir veya birden fazla diş eksikliğinin bulunması durumunda dişsiz sahaya komşu olan doğal dişlerden veya implantlardan destek alınarak boşluğun doldurulduğu restorasyonlar ise köprü protezleri olarak isimlendirilir

Proteze kaç eksik diş neden olur?
Eksik diş sayısına ve eksik dişlerin bulunduğu bölgeye bağlı olarak kişilerin çiğneme, konuşma ve görünümlerinde ciddi olumsuzluklar yaşanabilir. Eksik tek bir diş bile ağızdaki armoniyi bozabilir.

Diş rengini veya şeklini değiştirmek, büyütmek ya da bir kusurunu tedavi etmek için köprü kuron gerekli bir uygulama mı?
Bu konuda temel prensip, minimum madde kaybı ile maksimum fonksiyon ve estetiği sağlamaya çalışmak olmalı. Doğal dişlerdeki estetiği olumsuz yönde etkileyen renk, şekil ve yapı bozukluklarının tedavisi yapılırken mümkün olan en koruyucu yöntemin seçilmesi gerek.

Peki diş eksikliği söz konusuysa?
Her diş eksikliği vakası köprü protezleri ile restore edilmemeli. Eğer dişsiz bölgeye komşu olan dişler yapısal bütünlüklerini koruyan canlı dişlerse dişsiz bölgenin restoras-yonun implant uygulaması ile yapılması daha doğru.

Estetik dolgu operasyonları hangi durumlarda uygulanmalıdır?
Estetik dolgular farklı diş renklerine göre kompozit veya porselenden üretilmiş materyallerle yapılan restorasyonlardır. Bu dolguların en büyük avantajları estetik olmalarıdır.

Aralıkları nasıl kapatıyorsunuz?
Bu durum ya doğumsaldır ya da diş kayıpları sonrasında oluşur. Bu durumda uygulanacak tedavi yöntemine boşluk miktarına göre karar verilir. Genellikle diş eksikliğinin bulunduğu bölgenin önünde ve arkasında yeterli destek sağlayabilecek doğal dişlerin bulunması durumunda restorasyon köprü protezleri ile yapılır.

Ortodontik tedaviye alternatif olarak hangi yollar kullanılıyor?
Dişlerde eğrilik ve çapraşıklık dışında başka bir problem yoksa ortodonti dışında en koruyucu ve en estetik metod “laminate veneer”dır. Bu uygulamayla eğrilik ve çapraşıklık düzeltilirken, dişler üzerinde bulunan bazı kusurlar da giderilebiliyor.

Diş beyazlatma nedir?
Sonradan oluşan renklenmeler dişte estetiği önemli ölçüde bozuyor. Bu durumda doğal dişlerinin rengi dışında herhangi bir estetik şikâyeti bulunmayan hastaların diş renginin bazı kimyasal ajanlarla açılmasına bleaching (beyazlatma) diyoruz.

Diş beyazlatma işlemi sonrası sonuç almayan hastalara yönelik uygulanacak hangi metodlar en sağlıklıdır?
Bleaching uygulamasıyla çoğu vakada arzu edilen beyazlık elde edilebilmesine rağmen özellikle antibiyotik kullanımına bağlı olarak gelişen renk değişiminde başarılı olmak oldukça zor. Bu durumda laminate veneer işlemiyle dişlerin restore edilmesi, hem hastaların estetik beklen-tilerini karşılar hem de doğal dişlerin bütünlüğü bozulmadan tedavi tamamlanır.

‘Laminate’ uygulaması nedir?
Doğal dişlerin rengi, boyutları ve şeklinden memnun olmayan hastaların estetik beklentilerini karşılayabilmek için uygulanabilecek en etkili yöntemdir. Bazı vakalarda hiç aşındırma işlemi yapılmadan ama genellikle dişlerin sadece ön yüzlerinden 0.3-0.7 mm arasında yapılan bir aşındırma işleminden sonra porselen veya kompozit materyalinden hazırlanan tırnak kalınlığındaki restorasyonlar, dişin ön yüzeyine yapıştırılıyor.

Diş estetiği pahalı bir işlem mi?Artık diş hekimliği uygulamaları sadece ağız, diş ve çene hastalıklarının tedavisiyle sınırlı değil. Bireylerin estetiğe olan ilgilerinin artması sadece estetik amaçla yapılan pek çok uygulamanın rutin uygulamalar arasına girmesine neden oldu. Bu uygulamalarda faklı yöntemler ve farklı materyaller kullanıldığı için herkesin ulaşabileceği bir fiyat aralığı söz konusu.

İmplant yüzde 95 başarı sağlıyor
Dişinizi kaybettiniz ya da dişlerinizi… Ve son günlerde diş tedavisi yaptıranlardan sıkça duyduğunuz bir terim var: İmplant. Eksik dişlerin yerine çene kemiğine uygulanarak yapılan bu protezler, yüzde 100’e varan oranlarda başarı vadediyor ama bir seanslık uygulamanın ardından yaklaşık 2,5 ay bekleme süresini de aştıktan sonra eksilen dişin yerine implantınıza kavuşuyorsunuz. İmplant tedavisi hakkında son yenilikleri anlatan İstanbul Üniversitesi Kuron Köprü Protezi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Şermet, konuyla ilgili merak edilenlere yanıt verdi…

İmplant nedir? Nasıl uygulanır?
Vücut içerisine yerleştirilen ve bir doku veya organın işlevini yerine getiren yapay cisimlere tıpta “implant” adı verilir. Ağız içerisinde diş kökü işlevini görmek üzere yerleştirilen yapay unsurlara dental implant deniliyor. Diş implantlarının genel tanımı, “Eksik dişlerin yerine çene kemiklerine uygulanan ve protezlere destek veren unsurlar” olarak özetlenebilir. Lokal anestezi altında komplike olmayan bir cerrahi uygulama ile yerleştiriyoruz.

Hangi vakalarda uyguluyorsunuz?
Başlangıçta total dişsizlik vakalarının tedavisine yönelik olarak ortaya çıkmıştı ancak zaman içinde başarılı sonuçlar alınınca, uygulama alanı genişletildi, tüm diş eksikliği biçimlerinin tedavisini kapsar hale geldi. Günümüzde implantların diş hekimliğinde kullanımı oldukça yaygılaştı.

İmplantlarda başarı oranı nedir?
Oldukça yüksek. Son yapılan çalışmalarda yüzde 95 oranının elde edildiği bildirildi.

Uzun süreli kullanımı mümkün olan ve sağlıklı bir tedavi yöntemi midir?
Yapım aşamasında gerekli özen gösteridiğinde ve yapım sonrasında da hasta ağız bakımına dikkat ettiği taktirde sağlıklı ve uzun ömürlü bir tedavi işlemidir.

Toplam tedavi ne kadar sürüyor?
İmplantların yapımında cerrahi işlem ortalama 1-3 saat arasında sürüyor. Yak-laşık 2-2.5 ay bekledikten sonra, sabit ya da hareketli üst yapı protezi uygulanıyor.

Acı veren bir işlem midir?
Lokal anestezi altında yapılıyor, ağrısız ve komplike olmayan bir cerrahi işlem.

Şeker hastalarında riskli midir?
Hastanın diyabeti kontrol altındaysa implant uygulamasında herhangi bir sakınca görmüyoruz. Diyabet kontrol altında değilse sakıncalı olabilir.

Eksik her diş için implant gerekir mi?
Eksik her diş için implant uygulanabilir. Diş kaybı fazla ise implant üstü köprü protezi planlanarak daha az implant uygulaması yapılabilir.

Pahalı mı?
Hayır. Çünkü hastaya kaybolan dişini yeniden kazandıran bir tedavi şekli olduğu için pahalı olduğunu düşünemeyiz.

Tedavinin riskleri nelerdir?
İyi bir planlama ve tecrübeli bir hekimle tedavi riskleri çok azdır. Öncelikli olarak tam dişsiz vakalarda tam protezlerin tutuculuğunu önemli ölçüde artırır. Hareketli protez uygulanması gereken çoğu vakada implant uygulaması sayesinde hasta sabit protez kullanabilir.

Çalışan anneler için ipuçları

08 Eylül 2008

Okullar açılmak üzere, tatil bitti, trafik yoğunluğu artıyor ve buna paralel olarak hayatımız daha da zorlaşmaya başladı. Her sabah ve akşam gittiğimiz mesafe en azından İstanbul için 30 dakika belki 1 saat daha uzadı. Eğer evde okuldan gelmiş sizi bekleyen çocuğunuz varsa, akşam yemeği hazır değilse işiniz zor, tabii ilgi bekleyen eşinizi de unutmamak lazım. Böyle durumlarda mutfak için biraz daha işinizi kolaylaştıracak öneriler hazırladık: Bir kere pişirin, iki-üç kere yiyin Izgaraya fazladan tavuk göğsü veya köfte koyun. O gün yemediğinizi derin dondurucuda saklayın. Zamanınız sınırlı olduğunda mikrodalgada ısıtın, sandviç veya kepekli lavaş ekmeği ile dürüm yapın. Dondurulmuş sebzeniz varsa haşlayın yanına ilave edin.

Yemeği ailece planlayın

Çocuğunuz veya eşinizin tüm günü nasıl geçirdiğini hem dinleyin hem de size yardım etmelerini rica edin. Çocuklarla mutfakta zaman geçirmek, onların sebzeleri tanıması açısından da iyi bir yoldur. Masayı hazırlamak konusunda da her gün aile fertlerinden birini görevlendirin.

Haftalık yemek listesi yapın
Her gün ne pişireceğinizi düşünmek zor geliyorsa tüm ailenin bir arada olduğu bir günde örneğin her pazar günü liste hazırlayın. Herkes sevdiği bir yemeği söylesin ve o gün sizin mutfakta gönüllü yardımcınız olsun. Alışverişi bu listeye göre yapın. Alışveriş sonrası sebzeleri temizleyin ve pişirmeye hazır şekilde paketleyin.
Bu listeyi hazırlarken dengeli ve sağlıklı bir beslenme planı için aşağıdaki önerileri göz önünde bulundurabilirsiniz:
Haftada 2 akşam sebze yemeği
Haftada 2 akşam kırmızı et
Haftada 1 akşam kuru baklagil
Haftada 2 akşam tavuk veya balık
Sebze günleri yanında pilav olabilir (özellikle bulgur daha sağlıklı bir seçim)
Makarna seviliyorsa bir akşam sadece makarna olabilir (domates sos veya peynir veya yoğurt pratik olacaktır.)
Sebze yemeğini etsiz pişirecekseniz yanına protein olarak mutlaka yoğurt-ayran-cacık ilavesi yapın, eğer yemek artarsa dondurun ve ertesi hafta kulanın.
Çorbaları 2-3 günlük pişirin.

Etleri soslayıp pişirin
Limon-biber-susam- soya, nar ekşisi, zencefil, zeytinyağı, süt, yoğurt gibi baharat ve yardımcı malzemeleri mutfakta hep bulundurun. Yağsız et veya tavuğu marketten porsiyonluk olarak aldıktan sonra pişirmeden bir gece önce soslayın ve buzdolabında bekletin. Eğer uzun süre donduracaksanız mutlaka üzerine etiket yazın. İstediğiniz zaman buzunu çözün ızgaraya atın ve yanında salatayla servis yapın.

Sebzeleri ızgara yapın
Taze mevsim sebzelerini soyup şeritler halinde doğrayın, çift katlı alüminyum folyonun üzerine koyun. Üzerine biraz zeytinyağı dökün ve baharat ekleyin. Tepesini ve kenarlarını iyice kıvırarak folyoyu bir çadır şeklinde kapayın. Sebzeler yumuşayana kadar ızgara edin. Bunun yerine tost makinesini de kullanabilirsiniz. Sebzeleri yağlanmış tost makinesi içinde çift taraflı çok daha hızlı ızgara yapabilirsiniz. Yanında yoğurt sos veya cacık veya az yağlı kaşar rendesi veya yeşil salata ile hem sağlıklı hem de çok lezzetli bir öğün olur.

Ramazanın simgesi hurmaHurma içerik olarak çok çeşitli vitamin ve minerale sahiptir. Lif, yağ ve proteinler açısından zengindir. Hurmada sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, kükürt, fosfor ve klor da vardır. Hurma ayrıca A vitamini, betakaroten, B1, B2, B3 ve B6 vitaminlerini de içerir. Hurmada, hamileler için önemli bir B vitamini olan folik asit de bulunmaktadır. Folik asit (B9), vücutta yeni kan hücresi yapımında, vücudun yapı taşı olan aminoasitlerin yapımında ve hücrelerin yenilenmesinde önemli görevler üstlenen bir vitamindir. İçerdiği lifler kabızlığa karşı da koruyucudur. Ayrıca protein içermesi de önemlidir.

İftar sofralarının vazgeçilmez yiyeceği hurmanın kalp ve damar hastalıklarından korunmada etkili rol oynadığı, kansere karşı koruyucu olduğu, bronşit, öksürük ve soğuk algınlığı şikâyetlerini giderdiği bildirilmektedir. Uzun süren açlık sonrası iftarda düşen kan şekerini dengelemede ve bağırsaklara faydalı lifleri sağlamada en doğru seçimlerden
biridir.

Dilara Koçak/Milliyet

kadın

08 Eylül 2008

Sözlükte kadın, yetişkin dişi olan insan.

Biyoloji ve cinsel
Biyolojik faktörler tek başına kişilerin kendilerini kadın olarak görmesini veya kadın olarak görülmelerini sağlayan belirleyiciler değildirler. Bazı kadınlar anormal hormonal veya genetik farklılıklara sahip olabilirler (kongenital adrenal hiperplasia, kısmen veya tamamen androjen yoğunluğu sendromu veya diğer koşullar sebebiyle) ve hayatlarının ilk aşamalarında tipik dişi fizyolojisine sahip olmayan veya en azından kısmen sahip olan kadınlar da bulunmaktadır.

Biyoloji terimleriyle dişi seks organları üreme sistemi içinde yer almaktadır. Oysa ikincil cinsel karakteristikler, eşini cezbetme veya bebek beslemeyi içermektedir.

Terimin Kökeni
Türkçe’ye kadın kelimesi, Eski Türkçe’deki katun sözcüğünden, ses değişimine uğrayarak kadın ve hatun olarak iki farklı şekilde girmiştir.


oyun komedi sohbet siteleri